15 Mart 2010 Pazartesi

BUGÜNLERDE...






Fotoğraflardan da anlaşılacağı gibi bugünlerde bol bol kitap okuyup,örgü örüyorum.Bu motiflere takmış durumdayım yapması da çok basit ve zevkli başlayalı çok olmamıştı epeyce ördüm şimdi artık birleştiriyorum bitince de fotoğrafını eklerim.Geçen kış başladığım kaşkolumda yarım bekliyor hevesim geçmeden onu da bitirsem iyi olacak her zaman canım istemez benim, bazen de bir iştaha gelirim eğer bir şeyi çok beğendiysem hemen yapıp bitirmek isterim. Benim gibi çabuk sıkılanlar için bu motifleri öneririm.


Aile Bilgeliği ise; yine yeni okuduğum kitaplardan biri Ferrarisini satan bilge ismi çok tanıdık gelecektir ben onu bir türlü alıp okuyamanıştım ama bu kitapla karşılaşınca okumak istedim ve çok beğendim. Kitapta ailenin önemi ve küçük değişikliklerle hayatın ne denli farklılaşacağı anlatılıyor. Kişinin önce kendisine sonra da ailesine zaman ayırmasının aslında ne kadar gerekli olduğunu(hele şu hayat şartlarında) bir kez daha hatırlatıyor. Sırada çok kitap var okunmuş ama ben hep yeni okuduklarımı paylaşmak istiyorum,bu akşam da başka bir kitaba başlayacağım bakalım hangisi olacak. Kitaplardan bahsetmişken sevgili Papatya Prenses'in düzenlediği bir etkinlik vardı yorum yazanlar arasından çekilişle bir kişiye kitap seti hediye edecekti ben de yorum yazmıştım ve kitaplar Osmaniye İmam-Hatip Lisesine gitti çok sevindim inşallah öğrencilere faydalı olur, bu güzel etkinlik için Papatya Prenses'e tekrar teşekkürler.

9 Mart 2010 Salı

KİTAPLAR




Biraz da okuduklarımızdan bahsedelim demi hep tarif olmaz.Şu sıralar yine kitap okuma hızım artmış durumda birini bitirip diğerine başlıyorum bunda yeni kitaplar almış olmamında etkisi büyük.
İlk olarak tanıtacağım kitap Şükür Defteri.



"Bu kitapta, sizi varlığınızın teşekkür edilecek bir armağan olduğunu yeniden hatırlamaya davet ediyorum" diyor kitabın yazarı Meral Ceylan.
Evet bu kitapta, kitabın kahramanıyla birlikte kendi iç dünyamıza yapacağımız yolculuk ve bu yolculuk sırasında şükretmemiz gereken ne çok şeye sahip olduğumuz gerçeğiyle yüzleşiyoruz.Evet aslında çoğu zaten bildiğimiz şeyler değil mi diyebiliriz ama kaçımız sabah uyanınca yine yeni bir güne başladığımız ve bugün yanlışlarımızı düzeltip, hatalarımızı telafi etme fırsatımız olduğu için şükredebiliyoruz.
Sonbaharda okumuştum bu kitabı, çok akıcı bir üslupla yazıldığı için çabucak okuyup başucu kitapları arasına ekledim, çünkü arada elime alıp unuttuklarımı hatırlatsın istiyorum.Kitapla ilgili söyleyeceklerim bu kadar gerisi kitabın sayfalarında sizi bekliyor yani tavsiye olunur.
Bir sonraki kitap tavsiyesi yazımda görüşmek üzere. Herkese bol okumalar diliyorum.

8 Mart 2010 Pazartesi

KAR VE ŞAM İŞİ TATLISI




Bugün güne bu manzarayla uyandık her yer bembeyazdı, kış bitiyor bahar geldi derken mart ayı kendini hissettirdi ve kar yağdı gerçi sabah yerler bembeyazdı ama sonrasında erimeye başladı zaten.Karı çok seven biri olarak mutlu oldum inşallah bu hafta başladığı gibi mutlu geçer bu dileğim tabi ki bu yazıyı okuyan herkes için geçerli...






Tarifimize geçecek olursak aslında sırada başka tarif vardı ama bu soğuk kış gününde şerbetli tatlı iyi gider diyerek bugün yapmış olduğum Şam işi tatlısını yayınlamayı uygun gördüm.Bu tarifi ilk önce Sevgili Müge yemekname için yaptığında görüp denemiştim biraz şekeri fazla gelmişti ve sonra bi gün aynı tarifi bir başka Müge nin sayfasında da görünce ve O da benim gibi şekeri fazla bulup değişiklik yapınca aynı tarifi uyguladım ve şerbetli tatlı ile arası hiç olmayan benim bile en sevdiğim tatlı ünvanına sahip oldu.Normal irmik tatlısında un miktarı çok ve irmik az olduğu için sevmiyordum ama bu tarif gerçekten çok güzel oluyor zaten sizler bahsettiğim bloglarda görüp biliyor olabilirsiniz ama hem arşiv olsun diye hem de bu vesileyle gören biri olur diye aynı tarifi yazıyorum.Bu arada Sevgili Müge benim ta sevgili Devletşah'a gönderdiği doğum günü menüsünden tanıdığım ve sonrasında da zevkle takip ettiğim kişilerden biridir. Sevgili Müge 'de yine uzun zamandır takip ettiğim bir diğer blogcudur her ikisine de bu tarife sahip olmamı sağladıkları için teşekkür ediyorum. Ve işte tarif:
Malzemeler:

Kek için:


•1 su bardağı toz şeker
•1,5 su bardağı irmik
•1 su bardağı yoğurt
•1/2 su bardağı un
•1 paket kabartma tozu
•1 paket vanilya

Şerbet:

•2 su bardağı şeker
•1,5 su bardağı su
•1 tatlı kaşığı limon suyu

Yapılışı:
Kek malzemesini iyice karıştırıp yağlanmış tepsiye döküyoruz ve yayıyoruz yoğun bir kıvam olacak endişe etmeyin. (Benim kullandığım tepsi 27 cm çapında) 180 derece sıcaklıktaki fırına verip şerbeti hazırlamaya geçiyoruz ikiside sıcak olacağı için şerbeti önce hazırlamıyoruz.Şerbet 1-2 dakika fokurdadıktan sonra rengi iyice kızarmış kekimizin üzerine döküyoruz.Tepsi de olduğu için benim fırınımda 30 dak.da pişti.Şerbetini iyice çekmesi ve tam kıvama gelmesi için servisten önce ne kadar uzun bekletirsek o kadar iyi.Üzerini de isteğinize göre süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun...

1 Mart 2010 Pazartesi

Susam Mantolu Tahinli Kek ve Puzzle'ım



Yeni bir aydan ve haftadan hepinize sevgiler, İnşallah güzelliklerle dolu bir hafta geçirmeniz dileğiyle...
Kek tarifi aslında bir çok arkadaşın daha önce yaptığı bir tarif, ama ben yeni denedim ve paylaşmak istedim tahin sevenlere birebir çünkü tahin ben burdayım diyor. Tarifin aslı zannedersem Oktay Usta'ya ait çünkü bir çok arkadaş onu kaynak göstermiş.
Tarife geçelim isterseniz;
MALZEMELER:

- 3 Yumurta
-1,5 Su Bardağı Toz Şeker
-1 Su Bardağı Sıvıyağ
-1 Çay Bardağı Tahin
-1 Çay Bardağı Soğuk Süt
-3 Su Bardağı Un
-1 Paket Kabartma Tozu

MANTOSU iÇİN:
-1 Tatlı Kaşığı Margarin
-1 Çay Bardağı Susam
-ve Ceviz(ben eklemedim)

YAPILIŞI
Yumurta ve şeker mikserle iyice çırpılır,sonra sırasıyla yağ,süt,un, kabartma tozu en son olarakta tahin eklenir. Kalıbı margarinle yağlayıp susamları kalıbın her yerine serpiştirip yapışmalarını sağlayın.Kek harcını kalıba döküp 170 derecede 40-50 dak. pişirin.(Fırın ısısını kendi fırınınıza göre ayarlayın) Benim harcım kalıba çok gelecekti o yüzden bir kaç tanesini muffin yaptım. Afiyet olsun.




Puzzle'a gelince bu da benim çok severek yaptığım bir hobim ve fotoğraflarını sizinle paylaşmak istedim. Puzzle'ları yapalı epey oldu aslında ama yapıştırılmadan öylece duruyordu eşim sağolsun hepsini yapıştırdı ve en kısa zamanda çerçeveletme sözü verdi bir an önce duvarlarımı onlarla süslemeyi düşünüyorum. Bunların dışında bir bitmiş yapıştırılmamış iki tane de yarım var üzerinde uğraştığımız. İlk bakışta zor görünse de yaptıkça çok keyif veriyor,biz önce 500'lükle başlamıştık (en aşağıdaki), sonra 1500 ve şu an en büyük 2000'lik yaptık bakalım daha büyüğüne cesaret edebilecekmiyim :)



Ve bu da 2000'lik olan ben bu manzaraya bayılıyorum...

26 Şubat 2010 Cuma




Yazık ki akşam oldu biz yine yalnız kaldık

Bir kıyısı görünmez denize daldık

Bir gemiye binmişiz bulanık bir gecede

ALLAH'ın denizinde ALLAH'tan uzak kaldık...

Mevlana


çok hoşuma gitti, paylaşmak istedim.

23 Şubat 2010 Salı

AKŞAM ÇAY MENÜSÜ















Cuma akşamı eşimin akrabalarını ağırladım, akşam olduğu için çok ağır yiyecekler tercih etmiyorum genelde, ama burda alışılmış olduğu için karışık birşeyler hazırlamaya çalıştım.


Menümüzde: Kayınvalidemin yaptığı cevizli ve patatesli olmak üzere 2 çeşit çörek
















Sevgili nihan'ın son tarifi olan sable kurabiyesi
















SevgiliHaticeden rulo pasta















Garnitürlü Makarna Salatası
















ve Zikriye tatlısı( ablamın arkadaşından aldığımız bir tarif, adını bilmediğimiz için tarifi veren kişinin adını vermiştik)


Rulo pastayı tarifteki gibi yapıyorum ve inanın ilk yaptığımdan beri çok güzel ve kolay oluyor, çevremden genelde tarifi isteniyor ve bir de sık sorulan soru rulo yapma kısmı ile ilgili oluyor onun için açıklama getireyim istedim keki pişirince sıcakken yağlı kağıt ile rulo yapıyorum ve ıslak bir bezle sarıyorum soğuyunca açıp kağıdı çıkarıp içine puding sürüp tekrar rulo yapıyorum üstüne de pudingi sürüp buzdolabında dinlendiriyorum bu kadar işte.

Çöreklerin tarifini kayınvalidemden alıp ekleyeceğim, Sable kurabiye ise benim her zaman yaptığım susamlı simit tarifime benziyordu sirke daha fazlaydı deneyeyim dedim ve onu da çok beğendik

Garnitürlü Makarna Salatası ise hepinizin bildiği bir tarif olduğu için yazmak istemiyorum boncuk makarna ve garnitürle yaptım.

Tatlının tarifini ise bir sonraki postta ekleyeyim çünkü bu yazı çok uzadı

İşte böyle arkadaşlar arayı bir haftaya düşürmüş oldum hedefim bir kaç gün içerisinde yeni yazı sonra da sayfamı daha sık güncellemek. Desteğinizi esirgemezseniz sevinirim.

15 Şubat 2010 Pazartesi

Herkese Merhabalar...

Nerden başlasam nasıl anlatsam bilemiyorum.Zaman su gibi akıp geçiyor ve ben bir bakıyorum tam 1 ay olmuş buraya yazmayalı aslında buna üzülüyorum, ama bir yandan da hala tembellik etmeye devam ediyorum evet açık sözlülük yaparak tembellk ettiğimi itiraf ediyorum ama bunlar alışma zamanları inşallah ben de tıkır tıkır ekleme yaparım bir gün, şimdi affınıza sığınarak başlıyorum anlatmaya; Sömestr tatilinde memleketime yani Hatay'a gittik,fotoğraftakiler de bu geziden benim en sevdiğim şey G.Antep'teki eniştemin bizim için yaptığı muhteşem şiş kebap... biraz buğulu olması ise eşimin makineyi dumana çok yaklaştırmasından kaynaklanıyor.




























Döndükten sonra da dinlenme, yerleşme, misafir ağırlama derken 1 hafta geçti bile,hafta içi bir akşam biri öğleden sonra olmak üzere 2 gün üstüste misafir ağırladım. Ama tembel bir blogcu olarak ya da henüz alışamamış diyelim hiç fotoğraf yok.
Menümdeki tarifleri ise bir dahaki sefere fotoğrafla birlikte ekleyeceğim



Dün de eşimin bir akrabasına köye pastırmalı pide yemeye gittik, tarif alabildiğim pek söylenemez çünkü köy mayası dedikleri bir çeşit maya ile mayaladıkları bir hamuru yemek tabağı büyüklüğünde açıp içine pastırma, haşlanmış patates ve soğanla birlikte hazırlanan iç harcı koyup kapatıp tandır gibi bir ocakta pişirdiler.Ölçü olayı olmadığı ve biz gittiğimizde zaten hamuru ve iç harcı hazırlanmış olduğu için yapımını fotoğrafladım.